Ç I K M A Z  S O K A K



Işıl YücesoyBİR VAR BİR YOK ...

             Sıcak bir Ağustos gecesi... İstanbul'un her şeyi farklı o yıllar... Trafiğinden tutun da gece hayatına kadar... O yıllarda apartmanlar böylesine sarmamış dört bir yanımızı... Boğaz daha bir temiz, daha bir dingin akıyor... Gece hayatında eğlenmeye çıkan insanlar müzik dinlemeye geliyorlar gazinolara, gece klüplerine... Kollarını havaya kaldırıp en ufak bir ritm de göbek atmak için değil .. Tanju Okanlar... Ayten Alpmanlar... Salim Dündarlar... İskender Doğanlar var o yıllarda... Daha niceleri .. Çağlayan gibi sesleriyle... Yorumlarıyla başka bir renk katıyorlar İstanbul gecelerine...

            İşte böyle bir Ağustos gecesinde tanıdım Fikret Şeneş'i. Canlı, hayat dolu, maytap gibi bir kadın girdi Lalezar Gece Kulübü'ne... İyi ki de girmiş... İyi ki tanışmışız ve iyi ki el vermiş bana... Eğer bugün 23 yapıtı bırakabildiysem pop müzik tarihimizin sayfalarına , bunu sayın Fikret Şeneş'e borçluyumdur... Daha bir sürü sanatçı gibi.

            Fikret Şeneş benim gözümde yalnız şarkı sözü yazarı değildir... Bir rejisördür de aynı zamanda... Yazmış olduğu her söz yaşanmışlıktan geçer... Ve en önemlisi bir konu vardır içeriğinde... Bir felsefe vardır. Ve bütün bunların ötesinde... Yorumu vardır ve sanatçıya şarkı söylemeyi öğretir... "Bir Var Bir Yok" adlı şarkımı yaparken, en az beş-altı kere stüdyoya girdiğimizi ve Fikret hanım'ın bana "Olmadı... Gene olmadı..." diye bağırışlarını anımsıyorum...

            Ve bugün... Bunca yıl sonra onun gösterdiği bu titizliğe, bu yol göstermeye teşekkür ediyorum. Çünkü onunla öğrendim ki şarkı söylemek yalnızca doğru nota basmak ya da güzel sesli olmak demek değildir... Şarkı söylemek yüreğini gırtlağına bağlamak demektir... Şarkı söylemek tüm duyuların nağmelere feryadıdır...

            Ve son olarak diyorum ki... İyi ki sayın Fikret Şeneş gibi usta var... Ve ben ne kadar şanslı bir sanatçıyım ki böyle bir usta ile çalışabildim...


Yazarımızın sitemizde yer alan yazıları :

Bir var bir yok ...