MEVSİMLERDEN GÜZ ŞARKILARDA SONBAHAR

Güneş son yaz öğledensonrasını ısıtırken balkondan serin bir rüzgar esiyor ve hava birden değişiyor. Eylül ile birlikte yeni bir mevsime geçiyoruz; Güz... Güz çoğu insana hüzünlü gelir. Oysa ilkbahar nasıl hayata ilk adım bir uyanış; yaz gençlik, eğlence, neşe ise güzde yaşın ilerlemesiyle beraber bir vicdan muhasebesi kış'a doğru giderken dem alma, keyif ya da keyifsizliği yaşama mevsimidir.

Aslında yaşadıklarımızdır belirleyen bakış açımızı yani nasıl geçmişse ömrümüz o şekilde bakarız ya herşeye, hayatın tartısındaki mutluluk veya üzüntülerin hangisi ağır basıyorsa güz'ü de böyle değerlendirebiliriz. Bana göre güz başlangıçtır; tatil ertesidir; yolculuktur; ya okula ya da işe geri dönüştür. Romantizmdir; heyecan kıpırtısıdır; radyoda çalan "Autumn Leaves", televizyonda yeni yayın dönemine geçiştir. Müzik programlarında nostaljiye kaçmayan eski siyah-beyaz görüntüler ve şarkılardır.

İşte bu nedenle yazımın başlığını "Mevsimlerden güz şarkılarda sonbahar " seçtim. Çünkü dört mevsim içinde çok azı birden fazla isimle anılır bunlardan biride güz'dür. Güz söylenmesinin güçlüğü nedeniyle belki de şarkılarda sonbahar'a döner, bize melodilerle sonbahar diyerek ulaşır.

Türk Popu'nda elbette sonbahar üzerine yapılmış pek çok şarkı var. Bunlardan ilk akıla gelenler; Berkant'ın söylediği sözleri Sezen Cumhur Önal'a ait "Sonbahar " yine Sezen Cumhur Önal'ın sözlerini yazdığı Jean Yaves Grant'ın söylediği "Sonbahar Yaprakları"; sözleri Fecri Ebcioğlu'na ait Cantekin'in söylediği "Sonbaharda Gitme " ve Bora Ayanoğlu'nun yazdığı Nesrin Sipahi'nin söylediği "Sonbahar Dansı"dır. Ama ben 80'li yıllarda ben ve benim gibi pek çok kişiyi etkilediğine inandığım sonbahar şarkılarına bakacağım.(*)

HER SONBAHAR BİR YAPRAK...

Türk Pop müziğinin en güçlü kadın vokallerinden olan Zerrin Özer'i televizyonda ilk görüşüm düz saçları ve yuvarlak tel gözlükleriyle söylediği "Gönül " şarkısıyladır. Daha sonra onun hakkında Tv'de 7 Gün, Gong ve Hey dergilerinden Tülay Özer'in kız kardeşi, Janis Joplin hayranı bir genç kız olduğunu öğrenmiştim. "Gönül " 45'liğini 80 yılında Kent Plak'ın peş peşe çıkarttığı iki LP takip eder. "Seni Seviyorum " ve "Sevgiler". Bu iki albümü de çok sevmiş ve dayımların Grundig marka makara teybinde defalarca dinlemişimdir. Özellikle yazının konusu olan parça "Sevgiler " albümünde yer alır. Bora Ayanoğlu'nun bir diğer mevsim şarkısı daha fazla ön plana çıkar: "O Yaz " içe işleyen bir melodi ve bir o kadar da söze sahiptir çok da sevilir. Ama en az onun kadar güzel olan bir diğer parçada " Her Sonbahar"dır ve biraz gölgede kalır.

Ayanoğlu'nun olanca romantizmini ve naifliğini kattığı bu parça giden sevgilinin ardından söylenmiş bir veda şarkısıdır. "Havada yağmur gözlerde yaşlar olsa da zordur ayrılmak, düşecek senden düşecek benden her sonbahar bir yaprak " diyen Zerrin Özer'in yorumuyla bütünleşir ve Özer 1979 ile 1980 de çıkan bu iki albümle pop sayfasını kapatır. Bu LP'ler sonrası ülkenin de geçirdiği değişimle beraber neredeyse tüm pop şarkıcılar "Kahpe Felek", "Şikayetim Var " diyecek, isyan edecek; aralarına – mecburen, mecburiyetten – Zerrin Özer katılacak önce pop arabesk olan "Ve Zerrin Özer " albümünü çıkartacak sonraysa tamamen arabeske kayacaktır. Ta ki 80 sonlarındaki pop patlamasına kadar …

HER SONBAHAR GELİŞİNDE SARI SARI YAPRAKLARDA...

Ajda Pekkan alaturka hayatlarımıza alafranga şarkılar söyleyerek girdi. Önce yabancı şarkılarla Çatı kulübü ardından Ses kapak yıldızı olarak sinema ve yabancı şarkıları Türkçe sözlerle ama yabancılar gibi aksanlı söyleyen bir genç kız. 1963'ten 77'ye Star; 77'den 2000'e Süperstar 2000'den itibaren Diva. Hep değişken hep farklı ama daha da önemlisi yeni... Kendini yenileyerek neredeyse dört kuşağa hitap eden bir kadın vokal... Eleştirildi; Türkçe'yi yabancı sözcüklerle kullandı. Kimi zaman küçümsenerek anıldı ama şarkıları başlayınca seven sevmeyen herkes koro halinde ona eşlik etti .

Benim Ajda Pekkan ile tanışmam Süperstar serisinin ilk albümüyledir. Önceki ve ondan sonraki tüm albümlerini alıp dinlemişimdir ama Süperstar serisi gerek şarkıları gerek Pekkan'ın şarkıcılığının doruklarda olması nedeniyle bence hep ayrı bir yerdedir. Ancak 1977 ve 79'da çıkan iki Süperstar albümü kesintiye uğrar, 1980'de Eurovision'a katılır Pekkan ve alınan kötü sonuç sonrası önce İngiltere – Fransa ardından Amerika'ya gider. Döndüğünde müzik şirketini değiştirir Philips'ten Kekava'ya geçer, takvimler 1981 yılını gösterdiğinde alaturka ve arabeskin harmanlandığı "Sen Mutlu Ol " albümü gelir .

Moris Maçoro'nun çektiği, son derece naif resimlerinin süslediği albüm kapağında beyazlar içinde ve sanki ülke ile beraber kendisi de içe dönmüş gibidir. Birbirinden çok farklı nedenlerle de olsa, yıllardır söylediği ve alışılagelen yabancı şarkılara Türkçe sözler bir kenara bırakılmış yerine "Sen Mutlu Ol", "Felek " gibi arabesk; "Affetmem Seni", "Mihrabım Diyerek " ve "Sonbahar Rüzgarları " gibi alaturka parçalar konulmuştur. (** )

Sözleri Erkan Yurdaer, bestesi Yıldırım Gürses'e ait olan "Sonbahar Rüzgarları" parçası Türkan Şoray ve Ediz Hun'un oynadığı aynı adlı filmde Handan Kara, şarkının bestecisi Yıldırım Gürses ve Ayten Candan tarafından seslendirilmiştir. (***) Bu güzel şarkı Ajda Pekkan'ın isteği üzerine albümdeki çoğu parça gibi Garo Mafyan tarafından Pekkan'ın Amerika'da tanıştığı ve çok beğendiği caz formunda düzenlenir ve biz sevenlerine bu değişik tarzda ulaşır .

O dönemde televizyonda Atilla Sarıkayalı'nın sunduğu bir programda kendisi için çekilen görüntülerde (o zaman klipler böyle oluyordu) spor üzeri açık bir arabada İstanbul'da gezen Pekkan "Her sonbahar gelişinde sarı sarı yapraklarla kuru dallar arasında sen gelirsin aklıma" diyerek seslenir .

Bu hüzünlü hava bir yıl sonra çıkan "Sevdim Seni" albümüyle devam eder ancak 1983'de önce Zeki Alasya - Metin Akpınar Devekuşu Kabare topluluğu ile Büyük Kabare ardından Süperstar 83 Lp'si ile Ajda Pekkan tekrar eski serisine ve güzel günlerine döner .

ALIR GİDER BENİ SARI RÜZGARLARIYLA SONBAHAR

Sezen Aksu deyince samimiyet, sahicilik ve sevimlilik gelir akla. Minik Serçe bu üç özelliğine kendi önerisini katıp geldiği şarkıcılık serüveninde Türk pop müziğinin kraliçesi olur. Önce Ajda Pekkan hayranı olarak (o dönemki çoğu şarkıcı gibi ) onu idol alır. "Kusura Bakma"da "Olmaz Olsun"da taklit de eder ama zamanla kendi yorumunu oturtur.

Sezen Aksu'yu ilk görüşüm siyah – beyaz ekranda topuzlu, zayıf bir genç kızın gür sesinden "Olmaz Olsun" şarkısını söylediği halidir. 1977'de ilk albümü "Allahaısmarladık"da yer alır bu parçası, ardından 1978'de "Serçe", 1980'de "Sevgilerimle", 1981'de "Ağlamak Güzeldir" ve 1982'de "Firuze" yayınlanır. Bu son albümle birlikte yorumculuğu ve besteciliğinde onu etkilemiş Onno Tunç ile çalışır. Ama bütün bir albümü beraber oluşturdukları esas LP 1984 yılında çıkan "Sen Ağlama" ile olur .

Sonraki yıllarda da devam edecek bu işbirliğinin ikinci albümünde yer alır "Sonbahar" şarkısı... "Git" albümü 1986 yılında çıkar. Bu albüm hem LP hem kaset hem de CD olarak çıkan son çalışmalardandır. İçinden "Git", "Değer mi", "Beni Unutma" gibi hitler çıkartır. Ama beni "Ah Mazi" ve "Sonbahar" çok etkilemiştir.

"Sonbahar"ın bestesi ve düzenlemesi Onno Tunç'a sözleri Aysel Gürel'e aittir. Ömrünün sonbaharından geçmişi sorgulayan bir şarkıdır. Anılara, çocukluğa, masumiyete yolculuk yapar ve resmini çeker adeta... "Alır gider beni sarı rüzgarlarıyla sonbahar... Ellerim soğuk şimdi üşüyor dudaklarım göğsüme düştü başım o çiçekten yıllarım sonbahar" diyen Sezen Aksu'nun yorumu ile günümüze ulaşır.

1980 ile 1990 arası Onno Tunç – Sezen Aksu sayısız albüme imza atar. Onno Tunç'un ölümünden sonra ise Sezen Aksu yoluna tek başına devam eder.

Güz'ün kendini iyice hissettirdiği şu günlerde parklarda yerler kuru – sarı yapraklarla dolu … Hava daha bir parçalı bulutlu, yağmursa her zamankinden fazla yağıyor. Yazının başında da söylediğim gibi bu mevsime olumlu ya da olumsuz bakabiliriz. Fakat olumsuzlukları sonbahar şarkıları ile sarmalarsak belki yaralarımız daha hızlı örtülür, acılarımız daha da hafifler. Güzel şarkılarda ama hep Sonbahar'da …

MERT DİRİM
dreamworks_mert@yahoo.com.tr