SİYAH BEYAZ AŞKLARIN SESİ: NESRİN SİPAHİ

İlkbahar mevsiminin yarı sıcak günlerinde aniden bastıran bir yağmur serinliğiyle ürpermek... Harika bir manzarası olan kahvehanede iki sevgilinin çaylarını karıştırırken birbirilerine sevgiyle bakmalarını izlemek... Nesrin Sipahi'nin benzersiz sesini dinlerken hissetiğim duyguları ancak bu tip benzetmelerle anlatabilirim. Gerek alaturka gerekse pop eserlerdeki kendine has yorumuyla dinleyenlerini adeta büyülen değerli bir sanatkâr Nesrin Sipahi...

Henüz dört yaşındayken amcasının oğluyla evlerinin yüklüğüne giren küçük kız gramofondan öğrendiği "Saçlarıma Ak Düştü" eserini meşk ederken, amcasının oğlu da küçük kıza kemanıyla eşlik etmektedir. İlkokul yıllarında da müziğe olan kabiliyeti ve sesinin güzelliğiyle dikkatleri çeker ve okul korosunun değişmez isimlerinden olur. Bu yıllarda babası, kızının konservatuara girmesini hep engellemiştir. 16 yaşında kendinden hayli büyük biriyle evlendirilir.Kısa süren bu başarısız evlilik ertesinde ailesi tarafından Amerikan Dersanesi'ne gönderilir ve burada ingilizce ve müzik dersleri alır. Babası kızının müzik sevdasına artık karışmamaktadır. Yakın dostları konservatuar hocası Ahmet Canaydın'la tanışana değin batı müziği üzerine çalışan Nesrin Sipahi, alaturka müzikle içiçe günler geçirmeye başlar... Bu sırada Ankara Radyosu'na imtihanla yeni solistler arandığını öğrenir. Sevim Çağlayan, Sevim Deran, Ziya Taşkent gibi sonradan milyonlar tarafından sevilecek genç arkadaşlarıyla aynı dönemde imtihanı kazanarak, Ankara Radyosu'na adım atar. 1959'da Ankara-Büyük Sinema'da üç kısımdan oluşan bir konser verir. Birkaç Anadolu turnesinden sonra Ankara Göl Gazinosu'nda çalışmaya başlar... Ardı ardına doldurduğu alaturka plaklarıyla müzikseverlerin beğenisini kazanan en gözde sanatçılardan olur.1965 yılı ertesinde ilk göz ağrısı batı müziği tarzında plaklar yapmaya başlar. 1968 yılında doldurduğu "Bebek - Arkadaşımın Aşkısın" plağıyla görülmemiş bir başarı elde eden sanatçı bu tarzdaki Odeon, Yonca, Diskotür Plak etiketli onlarca plağıyla hayranlarını kalplerinden yakalar. 1971 yılında doldurduğu "Yunus - Kara Mehmet" 45'liğiyle batı müziğindeki haklı yerini sağlamlaştırır... Büyülü sesiyle,seslendirdiği şarkılarıyla pek çok siyah beyaz aşka tanıklık eden sanatçı "Kalbimdeki Serseri" isimli bir filmde Tamer Yiğit ile başrolü paylaşır... Davet edildiği pek çok ülkede gösterdiği üstün başarılarla;ünü memleket sınırlarını aşan bir sanatçı olur...

Meslektaşlarından ayrılmasına sebep olan eşsiz sesi haricinde bir özelliği daha vardır. Mutlu aile hayatı... Ankara Radyosu'nda stajyer sanatçı olarak çalışırken kumaş-kundura mağazası sahibi Aldemir Sipahi bey ile mağazasından iskarpin alırken tanışırlar. 23 Ocak 1957 tarihinde evlenirler. O tarihten bu tarihe iki oğullarıyla mutlu bir aile hayatı sürdüren Nesrin Sipahi; başarılı müzik çalışmalarıyla birlikte başarılı bir aile hayatını da sürdürebilen ender sanatçılardan biridir.Eşi Aldemir Sipahi Bey sanatçıya müzik çalışmaları sırasında hep destek olmuştur. Eşine olan sevgisi öylesine büyüktür ki, Teoman Alpay'in bestelediği "Nesrin" isimli şarkının güftesi Aldemir Sipahi Bey'e aittir.

"Sen kalbimde bir hızsın,
Oya işleyen kızsın,
Herşeyimi bağladın
Bahtımdaki yıldızsın Nesrin..."

İşte şarkının son kıtasında kanıtlanan bu büyük sevgi tıpkı o yıllarda Nesrin Sipahi'nin büyülü sesiyle şekillenen siyah beyaz aşklar gibidir.Siyah beyaz aşkların mazisinde unutulmaz bir isim Nesrin Sipahi... Ve Nesrin Sipahi'nin büyülü sesinden şarkılarla dolu geçen unutulmaz günler...

KADRİ ERÇETİNGÖZ

Diğer konuk yazıları için tıklayın.