AYLA'NIN "A"SI (YA DA, ENİS'İN "E"Sİ)

1943 İzmir doğumlu. Türk Popu'nun en önemli kadın seslerinden biri olan Ayla Dikmen'in müzik yaşamı 1964 yılında Şerif Yüzbaşıoğlu Orkestrası ile başlamıştır. 1965 yılında, 'Balkan Melodileri Festivali' ne giden Milli Orkestra'nın solistliğini yaptı. Sanatçının ilk plakları Melodi tarafından yayınlandı. 1966 yılında çıkan "Niksarın Fidanları" ve bir yıl sonra piyasaya verilen "Mühür Gözlüm" adlı plaklar, dönemin modası olan 'aranje edilmiş türkü' akımının en iyi örneklerindendir. 60'lı yılların sonunda Netfon firmasına geçen Ayla Dikmen, bu firmadan da hem aranjman hem eski usul plaklar yapmıştır. Özdemir Erdoğanın da "Duyduk Duymadık Demeyin" adlı versiyonunu yaptığı bir Yunanca şarkının Türkçesi olan "Nereye?" bu plaklar arasında en fazla tutulmuş olanı. 1971 yılında ise en popüler plaklarından birini çıkardı. Önlü arkalı iki Mustafa Alpagut şarkısından oluşan "Yanan Mum / Alyanaklım" adlı bu plak çok fazla sevilmiş ve ikinci yüzdeki "Alyanaklım" şarkısı stadlara kadar taşıp ("Alma Alma Yanakları Al Gibi…") orada söylenir olmuştur. Sanatçı , kısa bir süre sonra da Coşkun Plak'a geçmiş ve buradan arka arkaya çıkan bütün plakları ile Türk Popu'nun en popüler şarkıcılarından biri haline gelmiştir. Sanatçının Coşkun döneminden de; "Aşk Defteri / Öpücük", Çoban Pınarı / Ay Ay Ay" ve "Onu Bunu Bilmem Kararlıyım" adlı plaklar en fazla öne çıkanlar oldu ve bu şarkılar, 70'li yılların ilk yarısında televizyonun da giderek yaygınlaşması ile epeyce geniş yığınlara ulaştı. Ayla Dikmen, yalnız şarkıları ile değil giydikleri ile de adından söz ettirdi, seyredenlere "tatlı" saatler geçirtti. "Hiçbir zaman "sade" diyemeyeceğiniz (ya da "derim" diyenin ağzının çarpılacağı) bu kostüm - tuvaletlerin her bir santimetrekaresine, her zaman onlarca çiçek - yüzlerce tüy - binlerce boncuk yerleştirildi ve şarkıcı bu "görkem"i, göğsüne gere gere (kollarını açarak - sırtını dönerek) bize sundu. Enis Berki ile olan ve "evlilik" ile nihayete erdirilememiş "nişanlılık" durumu, magazin dünyasının her zaman en gözde konusu oldu. "Bir Çiftin Evlenmeden Nişanlı Kalma Rekoru Kırarak Portresi"ni çizme heyecanı ile 10 yılı devirdiklerinde, magazin basının eline yeni bir koz verdiler ve çoğu dergi - gazete, her yıl başı onları da unutmayarak; "11 yıldır nişanlı… 12 yıldır nişanlı… 15 yıldır nişanlı" şeklinde muhasebelere girişti, grafikler yayınladı, ilişkinin tarihini gözden geçirdi. Ayla Dikmen'i geçirdiği bir hastalık sonrası genç bir yaşta kaybettik. Mekanının cennet olduğundan kimsenin şüphesi yok.


Resmi büyüt