IŞIĞIN RENGİ
İlk yarışma, birincisinden (Yıldırım Gürses) çok ikincisi ile ses getirmişti. Mavi Işıklar kısa bir zaman içerisinde şöhretin doruklarına tırmanmış ve ismini herkese ezberletmişti. Grubun bu popülerliğini, grubu yaratmış olan Hürriyet de kullanmakta gecikmedi. Gazete, Nisan ayında ikincisi düzenlenecek olan Altın Mikrofon yarışması ile ilgili duyuralarını yaparken, en çok Mavi Işıklar'a yaslandı. Geçen yılın birincisi Yıldırım Gürses, akıllara bile gelmemişti: "Bugün Türkiye'de bir Mavi Işıklar adı ve orkestrası varsa, bunu doğrudan doğruya Hürriyet'in hazırladığı Altın Mikrofon'a borçluyuz. Fakat biz de, bu ilgiye layık olabilmek için hiçbir zaman çalışmalarımızı ihmal etmiyeceğiz. Tuttuğumuz yolun nankör bir yol olmadığını müzikseverler ilgileriyle bize bol bol ispat ettiler." Doğruya doğru; Mavi Işıklar bu yarışma ile ortaya çıkmış ve kendilerini gösterebilmişlerdi. Mavi Işıklar minnet borçlarını Nisan ayında ikincisi yapılacak yarışmaya da katılarak ödemeye çalıştı. Normal olarak, şöhreti bu kadar yaygınlaşmış bir grubun artık herhangi bir yarışmaya katılmaması, kendisini yeniden sınanma durumunda bırakmaması gerekirdi. Ama Mavi Işıklar bu riskin altına girdi ve yarışmaya başvurdu.

1966 yılının yarışmasında ilk elemeler Kervansaray'da yapılmaktadır. Aralarında Zeki Müren ve Rüçhan Çamay'ın da bulunduğu 46 kişilik ön jüri, dokuz saat fasılasız devam eden müsabaka sonunda yedi orkestranın finale kaldığını açıklar. Daha önce yapılan açıklamalarla, finale beş orkestranın kalacağı açıklanmış olmasına rağmen, yarışmacılar arasında çok az puvan farkı olması nedeniyle bundan vazgeçilmiş ve finalistlerin sayısı yediye çıkarılmıştır. Ali Atasagun Dörtlüsü, Cahit Oben, Kent Yedilisi, Selçuk Alagöz, Silüetler, Türkiye Petrolleri Orkestrası ve elbette Mavi Işıklar finale kalabilen isimler olmuştur. Bu elemelerden sonra tıpkı geçen yıl olduğu gibi yarışma kafilesi yollara düşer. Üstelik bu yıl daha çok şehir gezilecektir. Bursa, Eskişehir, Ankara, Samsun, Konya, Adana ve İzmir konserlerinden sonra İstanbul'a gelinecek ve nokta burada konacaktır. Ön jürinin de yakınmalarına sebep olmuş, orkestralar değişirken sahne değişiminin çok uzun sürmesi konusu da Fecri Ebcioğlu ile çözülecektir. Fecri Ebcioğlu hem konserleri sunacak, hem de işi biten grubun aletleri sökülür, yenisininki takılırken boşlukları doldurmaya çalışacaktır.

Turne ile birlikte yeni yeni şeyler de öğreniriz. Mavi Işıklar Adana'da ye - ye'ci genç kızları coşturmuştur mesela: "Uzun zamandır ye - ye'ci toplulukların konserlerine hasret kalan Adanalı ye - ye'ci gençlerin hasretliklerini Mavi Işıklar gidermiştir." gazetelere göre. Mayıs'ın başında, yarışma konvoyu nihayet işini bitirip İstanbul'a döner. İstanbul'un muhtelif yerlerindeki konserleri, Fitaş Sineması'nda yapılan son konser takip eder ve sonuçlar açıklanır. 12 konserde 13.411 oy kullanılmış ve Silüetler 4563 rey alarak birinci, Mavi Işıklar 2.850 reyle ikinci, Selçuk Alagöz ise 2.382 reyle üçüncü olmuşlardır. Yarışmadan sonra, Hürriyet, verdiği sözü tutar ve yarışmacıların plaklarını da basar. Ama bu plaklar, bir yıl öncesinde olduğu kadar ilgi görmez. Çünkü artık yeterince plağımız vardır ve piyasa geçen yıl olduğu gibi bu işe çok aç değildir.