ŞAİR'İN ŞARKI SÖZLERİ!
MEHMET BİLAL DEDE yazdı

KARIŞIK SANATÇILAR
SÖZ VERMİŞ ŞARKILAR
Satın al


Şiirleri, hikâyeleri, oyunları, senaryoları, anlatı, deneme ve seçkileriyle yirmi yılı aşkın bir süredir hayatımızı güzelleştiren Murathan Mungan, bu yaz bir de armağan gibi bir albümle çıktı karşımıza: "Söz Vermiş Şarkılar".

Mungan'ın daha önce farklı sanatçılar tarafından seslendirilen şarkı sözlerinin, günümüzün önemli şarkıcıları ve toplulukları tarafından yeniden yorumlandığı bu albüm, müzik dünyamızın bugüne kadar gördüğü en renkli, en sesli, en zengin "tribute" albümü de oldu aynı zamanda.

Mungan'ın çocukluğunun, yeniyetmeliğinin, ilkgençliğinin unutulmaz sesleri ve birlikte büyüdüğü şarkıcılar da bu albümde, günümüzde severek dinlediği, nasıl yol alacaklarını merak ettiği şarkıcılar, topluluklar da… Ne mutlu Mungan'a, ne mutlu bize!

"Bu albüm hakkınızı ödemeye yeter mi bilmem," diyor ya, benim kişisel cevabım şu: Ne demek efendim, biz teşekkür ederiz.

Pop müziğimizin diva'ları Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Nükhet Duru, Zerrin Özer, Candan Erçetin; temel direkleri Ayten Alpman, Cem Karaca, Hümeyra; genç starları Teoman, Göksel, Aylin Aslım… Rock müziğimizin parlak temsilcileri Athena, Mor ve Ötesi, Rashit… Arabeskin güçlü sesleri Müslüm Gürses, Gülden Karaböcek… Tiyatromuzun özgün solukları Zuhal Olcay, Deniz Türkali..

Bu kadar heyecan verici isimleri ancak Murathan Mungan bir araya getirebilirdi, bu kadar cömert bir listeyi ancak Murathan Mungan oluşturabilirdi.

Mungan, sanat dünyasının sadece en üretken isimlerinden değil, şarkıya şiiri akıtan, büyülü sözleriyle yüreğimize en sıcak dokunan, tansiyonumuza en iyi bakan, nabzımızı en hassas ölçen isim… "Gözlerim doluyor aşkımın şiddetinden…" derken aşkı ve âşık olmayı yeniden hatırlatan; "Oysa sevgili, bir tek sevgili, nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini…" derken âşık olmak için bize yeniden cesaret veren; "Sanma unutulur kalp ağrısı zamanla…" derken ayrılık acılarımıza merhem olan; "Yollardan sonra, yıllardan sonra şarkılar söylüyor çocuklar…" derken sıklıkla kaybettiğimiz yarın umutlarımızı tazeleyen, hayata karşı dimdik dururken bize arkadaşlık eden, benzersiz hayat tespitlerini bizimle paylaşan, elimizden tutan, başımızı şefkatle okşayan büyülü sözler bunlar…

Dileğim, bu benzersiz şarkı sözlerinin (bırakın sözü, müziği bile unutan, ürkütücü, monoton ritimlerle büyüyen) günümüz gençliğine de bir şeyler söylemesi…

"Söz Vermiş Şarkılar" daha şimdiden kendi geleneğini oluşturdu; gazetelerde, dergilerde, kafelerde, yazılı/sözlü her türlü sohbet köşesinde, herkes albümdeki kendi favori şarkılarını sayıyor, sıralıyor…

Ben de başlıyorum: "Maskeli Balo"da Athena, iddia edilenin aksine kendi gibi, belki yeni, bugünün Athena'sı olarak da gayet iyi… "Aşk Yeniden", Nükhet Duru'ya çok yakışan bir parça. Sesindeki hafif gripal ton da iyi gitmiş. Yazlık düzenlemesiyle her mevsim severek dinlenecek bir iş çıkmış. "Kimdi Giden Kimdi Kalan"da Aylin Aslım rol çalıyor! Çok modern bir düzenlemenin üstüne çok modern bir vokal. Anlamlı sözlerin trend müzikle şahane evliliği…

Sezen Aksu yine herkesin "Sevgili"si! Sözleri kendi yazmış ve kendi bestelemişçesine kendinin kılmış şarkıyı. Üstelik vokali de son yıllardaki en iyi Sezen performansı olmuş… "Fırtına"da bir duruyorum. Rashit'in vokaline takılıyorum. Tutuculuğuma yeniliyor ve bu şarkıda Yeni Türkü'yü çok özlüyorum. "İstemeyerek İstemeyerek"de Göksel'i yanaklarından öpüyor, "Çember"de Candan Erçetin'i (kafiye olsun diye değil) candan kutluyorum. Onun sesinde sıkça duyduğumuz zımpara, testere efektlerinden, taraz dokulardan bu kez eser yok. Zuhal Olcay yaptığı her şeyi iyi yapan, titiz, dikkatli bir sanatçı. "Sesler Yüzler Sokaklar"da yine iyi iş çıkarmış bence; sevenlerini mutlu edecek, sevmeyenlerine bir şey dedirtmeyecek. Ve Hümeyra… "Neresi sıla bize, neresi gurbet…" derken ona özlemimiz nasıl da bir kez daha kabarıyor!

Dünyanın en kendine özgü fanlarına sahip olan Müslüm Gürses, bugün sadece arabeskçilerin değil, popçuların, rock'çuların ve underground sevenlerin de "baba"sı. Ve "Olmasa Mektubun" onun pop müzikteki en yüksek zirvesi. Müslüm Gürses ne söylediğinin öyle farkında ki, insanın bu sözleri onun yorumundan dinlerken eski mektupları karıştırası, hatta eski sevgilisini arayası geliyor!

Sıra süperstarımızda… Allah gecinden versin ama kabul etmek gerekir ki, Ajda Pekkan'ın ölüsü bile şarkıcı! Daha önce Nükhet Duru'nun söylediği ve bestenin savrulan yerlerinde geri vokallerden yardım aldığı "Hançer"de Ajda'mız, Allah ne verdiyse asılmış. Ben bu sözleri onun sesinden duymaktan çok mutluyum. Ama keşke "zülüm" yerine "zulüm" deseymiş!

"Ağır Kapı"da Teoman yeni bir şey denemiş ve olumlu anlamda "ağır" bir iş çıkarmış. Ben sevdim. "Otel Odaları" ise sanki Gülden Karaböcek için yazılmış! "Otel odaları, otel odaları, sürgünlerin, gurbetlerin diyarı…" sözleri, şarkıcılığını sürdürmeye çalıştığı kentleri, mekânları düşününce ne yazık ki ona ne kadar yakışıyor! Ve ne de tatlı söylüyor. Hâlâ bir genç kız gibi, hâlâ kırılgan…

"Telli Telli"de de bir duruyorum. Tıpkı Rashit gibi Mor ve Ötesi'nin vokali de beni tatmin etmiyor. Tutuculuğum yine devreye giriyor ve anlamlı bir tarihi olan bu şarkıda Yeni Türkü'yü istiyor kulaklarım. Şarkı ve şarkıcı buluşmasının en isabetli örneklerinden birini Zerrin Özer ve "Dağınık Yatak"ta görüyoruz. Kendine böylesine yakışan şarkıda Zerrin, uzun yıllardır sadece bizi değil sanırım kendini de bıktıran histerik vokalini bir kenara atmış, güçlü sesine yakışan, serin bir yorumu seçmiş. Açıkçası ben "Dağınık Yatak"ta özlediğim Zerrin'i buldum ve çok sevindim.

Sevgili Cem Karaca, "Göç Yolları"yla veda etti bize. Bu dünyadan gitmeden çok kısa bir süre önce, sadece sesine değil onun söylemine de yakışan kelimelerle, "En büyük silah umut etmek, yadigâr kalsın size…" diyerek… Göç ettiği yerde rahat etsin.

 

Murathan Mungan'ın sahnelenmemiş müzikali için yazdığı ve daha önce kimsenin seslendirmediği "Bir Kadın Nasıl Döner Köşeyi" şarkısında Deniz Türkali, gönlünün iyi bir müzikalde yattığını kanıtlar nitelikte. Albümün finali müziğin en güzel seslerinden biriyle noktalanıyor. "İstersen Hiç Başlamasın"da Ayten Alpman, tüm müzik hayatı boyunca gözde tarzı olan jazz ile Türkçe'nin en güzel şarkı sözlerinden birini buluşturuyor. Bu buluşma "Söz Vermiş Şarkılar"a son noktayı koyarken, hem Ayten Alpman'ı, hem bu doyulmaz sözleri ölümsüzleştiriyor.

İşte bu kadar. Her birinden ayrı ayrı tatlar alabileceğiniz şarkılarla dolu, herkesin bir duygusuna, bir dönemine, bir zevkine uygun mutlaka bir şarkı bulacağı, dopdolu bir albüm var karşınızda. "Ee, senin favorin hangisi?" derseniz, yok. Gördüğünüz gibi, benim favorim albümün kendisi!